Büyük bir depremden sonra enkaz altında kalmak, kimsenin düşünmek istemediği bir durumdur. Ama ne yapacağınızı önceden bilmek, o anda doğru kararı vermenizi kolaylaştırır. Amaç iki şeydir: kurtarma ekipleri gelene kadar gücünüzü korumak ve yerinizi onlara duyurmak.
Önce sakin kalın ve durumunuzu kontrol edin
AFAD’ın ilk önerisi paniğe kapılmadan durumunuzu kontrol etmektir. Nefes alabiliyor musunuz, kanayan bir yeriniz var mı, kollarınızı ve bacaklarınızı oynatabiliyor musunuz? Yavaş ve derin nefes almak paniği azaltır.
Hareket alanınız kısıtlıysa, AFAD’ın uyardığı gibi çıkmak için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayın. Üzerinizdeki yükü itmek ya da çekmek enkazın yerinden oynamasına yol açabilir. Hareketlerinizi kontrol altında tutun ve enerjinizi idareli kullanın; kurtarılmak saatler alabilir.
Tozdan korunun
Çöken bir binada havada yoğun toz olur. Amerikan Kızılhaçı, ağzınızı, burnunuzu ve gözlerinizi bir bez, giysi ya da toz maskesiyle korumanızı önerir. New York acil durum yönetiminin rehberi de olabildiğince az hareket etmenizi söyler, çünkü her hareket tozu yeniden kaldırır.
Bağırmak yerine vurun ya da düdük çalın
Kurtarma ekipleri enkazdan gelen sesleri dinler. Ama sürekli bağırmak hem sizi yorar hem de daha fazla toz solumanıza neden olur. Bu yüzden New York rehberi bağırmayı son çare olarak görür.
- Vurun: AFAD, ellerinizi ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalorifer ve gaz borularına ya da zemine vurarak varlığınızı duyurmanızı önerir. Kızılhaç’ın önerisi, binanın sağlam bir parçasına birkaç dakikada bir, üçer kez yüksek sesle vurmaktır. Sesin bir düzen içinde tekrarlanması, onu rastgele gürültüden ayırır.
- Düdük çalın: Düdük az nefesle uzağa ulaşan keskin bir ses çıkarır ve pil istemez. Kızılhaç, yatak başında tutulan malzemelere toz maskesi ve düdük eklemeyi önerir. Deprem çantanıza bir düdük koyun; telefonunuzdaki acil durum düdüğü ise yalnızca yedektir.
- Sesinizi idareli kullanın: AFAD, sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya çalışmanızı ve onlara seslenmenizi, ama enerjinizi kontrollü kullanmanızı önerir. Dışarıdan ses, makine ya da köpek sesi duyduğunuzda seslenin ya da vurun.
Ateş yakmayın
Hasarlı binalarda gaz kaçağı olabilir. AFAD açıkça uyarır: kibrit ve çakmak yakılmamalı, elektrik düğmelerine dokunulmamalıdır. Işığa ihtiyacınız varsa el feneri ya da telefonun ışığını kullanın.
Telefonunuzu bir can simidi gibi kullanın
Telefonunuz yanınızdaysa yerinizi bildirmenin en güçlü aracıdır, ama pili sınırlıdır.
- 112’yi arayın ya da mesaj atın. AFAD’a göre telefonlar acil durumları bildirmek dışında kullanılmamalıdır. Şebeke yoğunken AFAD, iletişimin kesilmemesi için SMS ve internet tabanlı mesajlaşma uygulamalarının tercih edilmesini önermiştir. Kısa bir mesaj, bağlanamayan bir aramadan daha kolay ulaşabilir: adresinizi, binadaki yerinizi (kat, oda) ve yanınızda kim olduğunu yazın.
- Pili koruyun. iPhone’da Düşük Güç Modu ekran parlaklığını azaltır ve arka plan etkinliklerini kapatır; Android’de Pil Tasarrufu arka plan etkinliğini sınırlar. Gereksiz uygulamaları kapatın, ekranı karartın ve telefonu sürekli açık tutmak yerine aralıklarla kontrol edin.
- Işığı idareli kullanın. Yakında ses duyduğunuzda el feneri ve SOS ışığı işe yarayabilir. Ses vermek için ise vurmak ve düdük pil harcamaz.
Önceden hazırlanın
Enkaz altında yapabilecekleriniz büyük ölçüde depremden önce yaptığınız hazırlığa bağlıdır:
- Yatağınızın yanında düdük, el feneri, toz maskesi ve sağlam ayakkabı bulundurun.
- Telefonunuzu geceleri şarjda tutun; bir taşınabilir şarj cihazı edinin.
- Ailece kimin kimi arayacağını ve nerede buluşacağınızı aile acil durum planında belirleyin; acil numaraları kâğıda da yazın.
- Sarsıntı sırasında doğru korunma hareketini Çök – Kapan – Tutun yazımızda anlatıyoruz.
Kurtarma ekiplerinin enkaz altındakileri nasıl aradığını, yani neden zaman zaman “sessizlik” istediklerini arama kurtarma yazımızda okuyabilirsiniz. O sessizlik anları, vurmanın ve düdüğün en çok duyulduğu anlardır.


